İstop oyununda ebe seçilen lider konumundaki çocuk elindeki renkli valeybol topunu olabildiğince yukarıya dik olarak fırlatır ve o esnada arkadaşlarından birisinin ismini söyler. İsmi söylenen çocuğun görevi yukarıya atılan topu yere düşürmeden tutmaktır . Topun kendine gelmesi için düşeceği alan çevresinde koşturur.
Topu yakaladığında oyundaki görevi henüz bitmemiştir. Oda diğer arkadaşının ismini söyler. İsimler önceden belirlenmediği için çocuklar o anda adlarını duyunca sürpriz yaşar ve oyuna ve topa odaklanmaya çalışırlar. Oyun böyle sürüp gider. Oyunda topu tutamayan oyuncu oyundan çıkarılır. Tek kalan çocuk oyunu kazanmış demektir. Bilin bakalım o oyunda ben hiç tek kalabildim mi yukarı çıkan topu ilk anlarda yakalayabilmiş olsamda, diğer turlarda kendimi o kadar şanslı görmediğim ve beceriksiz ve başarısız olduğuma inandığım için topu yakalayamayacağıma olan inancım devreye girer ve ben topu son tura yakın yakalayamaz ve oyundan çıkardım. Bu oyunda ben o top beni bulmaz, ben yakalayamam" inancına sahip olurdum. Orada iyi şansın beni bulmayacağına inandığım için o şanssızlığı kendime çekerdim.
Yakan topta ise, iki ayrı grup vardır ve gruplar karşılıklı sıralanırlar ve yüzleri birbirlerine dönük olur. elindeki topu karşı gruptan birisini hedefleyerek onu yakmak için atar. Topu karşı takım oyuncularına atan oyuncunun amacı o takımdaki oyuncunun topu yakalayamaması ve topla yaralanıp- mecazi anlamda- oyundan çıkmasıdır.
Bu oyunda ise, topun isabet etmesi kötü şans olduğu için kendimi sürekli şanssız gören ben ikinci turdan sonra o inancıma yenik düşer daha doğrusu o inancımı doğrulatmak için çaba sarfederdim.
Hayatta şans yoktur. Hayatta fırsatlar vardır. İyi düşünceler ve o iyi düşüncelerin bizlere getirdiği iyi ve olumlu fırsatlar vardır. Ben düşüncelerimi değiştirmediğim uzun yıllar ,düşüncelerimle hayatıma getirdiklerim yüzünden hep "Şanssız ve bahtsız dedim kendi kendime.
Oysa Hayatta biz ne istersek onu düşüncelerimiz ve inanca dönüşen düşüncelerimizle getirdik.
Tıpkı İSTOP Oyunundaki gibi düşüncelerimizide Evrene gönderiyoruz ve her düşüncemiz yine bize isabet ediyor. Olumlu yada olumsuz bazen yakan top oluyor, bazen İSTOP bize yeniden hayat olarak dönen duygu ve düşüncelerimiz.
O nedenle ağzımızdan çıkan cümlelerimize ve hayat ve kendimize dair ürettiğimiz düşüncelerimize dikkat etmeliyiz. Son söz;
"Ormana nasıl haykırırsan öyle karşılık verir."
Fin atasözü
Biz de Evrene haykırırken, gönlümüzden geçen iyi ve güzeli haykıralımki, yansıması öyle olsun. Topu atalım ve yanmayacağımıza inanıp yakalayalım..
İSTOOOPP
F. Handan Senan 22/10/2011
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder