Follow by Email

29 Haziran 2014 Pazar

Ne kadar 5 yildiz verilip, yorum yapilirsa o kadar üst seviyeye taşinir.

Yeğenim Furkan Senan tarafindan hazirlanmiş download edip 5 yıldız verilecek bir oyun. Ne kadar 5 yildiz verilip, yorum yapilirsa o kadar üst seviyeye taşinir.. 
sadece android tablet ve android cep telefonlarında, samsung, sony, htc, LG .. vb geçerli. İndirmek ve oynamak ücretsizdir. 

28 Haziran 2014 Cumartesi

İlk Yeryüzü Sofrası Bugün Taksim'de Kuruluyor

İlk Yeryüzü Sofrası Bugün Taksim'de Kuruluyor
Antikapitalist Müslümanlar, Ramazan’ın ilk iftarını Taksim’de kuracakları yeryüzü sofrasında açacak.
Antikapitalist Müslümanların, lüks otellerde binlerce dolar harcanarak açılan iftarlara karşı geliştirdiği “yeryüzü sofraları” bu Ramazan ayında da devam edecek.
İlk iftar, bugün saat 20.00′de Taksim’de Tünel’den itibaren kurulmaya başlanacak olan yeryüzü sofrasında açılacak.
Antikapitalist Müslümanlar’ın “Taksim Tünel’den tüm yeryüzüne barış sofrası” başlığıyla yapılan çağrısı şöyle:
“Haydi İSTANBUL.
Haydi ANADOLU…
Haydi MEZOPOTAMYA
Haydi TÜM DÜNYA
Yeniden Yeryüzü Sofraları’nda buluşmaya…
Alınterimizi çalarak zenginleşenlerin haram paralarına ihtiyacımız yok..!
SPONSORSUZ
Emeğimizle kazandığımız helal lokmalar ve Allah’ın tüm canlılar için bahşettiği nimetler, ”hepimize yeter” demek için…
Statü, servet ve otorite sahibi “yeryüzü tanrılarına” ihtiyacımız yok..!
HİYERARŞİSİZ
Kimsenin kimseyi yönetmediği, kimseyi seçmek zorunda bırakılmadığımız, farklılıklarımızın zenginliğimiz olduğunu, ortak yönetim ve ortak mülkiyet anlayışını; eşitlik-adalet ve özgürlük temelinde inşâ edebileceğimizi göstermek için…
BAYRAKSIZ ve FLAMASIZ
Hangi dili konuşursa konuşsun, hangi dine inanırsa inansın, hangi mezhebin temsilcisi olursa olsun, hangi ırka dahil olursa olsun; Alevi-Sünni, Türk-Kürt, inanan-inanmayan siyah-beyaz demeden, cinsiyet ayrımcılığı yapmadan, doğanın tüm canlılarını kucaklayan ve herkesin el ele verip katkı sunduğu bir sofra kurmak için;
Azığınla gel…
Sofranla gel…
Yüreğinle gel..!
Haydi hep birlikte;
Eşitliğin…
Adaletin…
Özgürlüğün…
Barışın hakim olduğu bir YERYÜZÜ SOFRASI ve YENİ BİR DÜNYA kuralım..!
Antikapitalist Müslümanlar

Bak Kardeşim

26 Haziran 2014 Perşembe

Bolluk bilinci oluşturmak için nefes meditasyonu

Bolluk bilinci oluşturmak için nefes meditasyonu

Bu çalışmada nefesinizi burundan alıp burundan verirken, düşünsel olarak farklı yerlerden delikler açıp, nefesi bu açtığımız deliklerden alıp veriyormuş gibi hissetmeye çalışacağız. Nefes vücudumuzda dolaşırken havayı altın sarısı renkte imajine ederek dolaştığı yerlerde simler şaçarak ışıldadığını hayal edeceğiz.Bolluk enerjisinin bütün vücudunuzla temas etmesi için bedeninizi kaplayan tüm deri üzerindeki bütün gözeneklerden derin nefesler alın ve verin. Bütün vücudunuzda altın tozları parladığını hissedin. Her solunumda altın sarısı nefesin başınızın üzerinden beyninize girdiğini imgeleyin. Nefesi beyninize alırken uyuyan bölümleri, özellikle bolluk lobunu uyandırma işlemini başlatan elektriksel impalsları tutuşturmaya başlayın. Öncelikle havanın daha fazla sağ lobunuza dolduğunu ve tamamen altın sarısı parladığını düşünün. Sağ lob bolluk içerir. Bu bölge sonsuzluğunun ve yaratıcı gücün bilgisini taşıyan gri madde bölgesidir. Aldığınız nefesle beyninizin bu bölümünü aktive edersiniz.  
Şimdi altın sarısı renkli nefesinizi omurganız üzerinden kuyruk sokumunuza indirin. Nefesinizi kuyruk sokumunuzda hissederek bir süre tutun. Kuyruk sokumunuzda sıcaklık hissedeceksiniz. Eğer bunu fiziksel olarak hissedemiyorsanız, sıcaklığı hayal ederek hissetmeye çalışın. Bolluk anlayışınız üzerinde ki engelleri yıkmak ve ortadan kaldırmak için omurganın kalp ve kuyruk sokumu arasında bağlantı kurmalısınız. Nefes alış verişlerinizle birlikte aynı anda düşüncenizi kalp ve kuyruk sokumu arasında götürüp getirmeli iki bölge arasındaki engelleri temizlemelisiniz. Sonunda bu iki bölge birbirine kalıcı olarak altın ışık çubuğu ile bağlanmış olsun.

Şimdi ikinci bir hattı oluşturmak için altın sarısı renkli nefesinizi göbek deliğinizden açtığınız hayali delikten alıp boğazınızın ortasından açtığınız hayali delikten vermeyi düşünün.Sonrada tersi olarak nefesinizi boğazınızdan alıp karnınızdan vermeyi gerçekleştirin. Enerjiyi boğaz ve karın arasında dolaştırarak hat boyunca temizlik yapın ve bu iki noktayı birbirine kalıcı altın sarısı bir ışık çubuk oluşturarak bağlayın. Son olarak kalbinizin hemen sağı olan kaburgalarınızın bittiği yerden bir delik açarak başınızın tam üstünden açacağınız bir delikle birleştireceksiniz. Kalbin sağından aldığınız altın sarısı renkli nefesinizi başınızın üstünden verin. Başınızın üstünden nefes alıp kalbin sağından nefes vererek omurga üzerinde bu iki bölge arasındaki blokajları temizleyin. Bu iki bölgeyi kalıcı olarak altın sarısı bir ışık çubuğu ile birbirine bağlamayı gerçekleştirin.

Bu kalıcı bağlantılar tüm negatif ve sınırlayıcı olan kayıtları yok ediyor. Kendini yok etme, kendini değersizleştirme, kendini kurban etme bilinçliğini siliyor. Eski inanç ve gelenek disiplinlerinin oluşturduğu az olanı kabul etme ve aza razı olma yoksulluk bilinçliliğinin tüm kayıtlarını temizliyor. Yaşamın bir bölümünde oluşturduğunuz koşullu sevgi, hırs ve rekabet bilinçliliğine, diğerlerini yok etme isteğine ait katılaşmış kristalleri eritmeye başlıyor.

Fizik bedende dahil olmak üzere duygu ve düşünce bedenlerinizin yeni titreşime ayarlanması için birkaç ay gerekebilir. Bireysel deneyimler ve ortak bilinç kayıtları ile oluşan kısıtlı anlayışların bolluk anlayışları ile değişimine izin verdiğinizde küçük şeylerle başlayan sizi yaşamın bolluk dünyasına götüren daha büyük değişimler oluşacaktır

Mustaf Kartal





2 Haziran 2014 Pazartesi

Ho'oponopono

Vücudunuzla konuşun..




''Eksiksiz sorumluluk,her şeyi kabul etmek demektir..hatta hayatınıza giren insanları ve onların sorunlarını..çünkü onların sorunları sizin sorunlarınızdır..onlar sizin hayatınızdalar,ve eğer hayatınızın tüm sorumluluğunu alıyorsanız o zaman onların deneyimlemekte olduklarınında tüm sorumluluğunu üzerinize almak zorundasınız..

bu aklı karıştıran,belleği açan,beyni kasan bir fikir.bunu yaşamak,yaşamı asla eskisi gibi olmayacak şekilde değiştirmektir..ama sadece %100 sorumluluk fikrini anlamak bile,kabul etmek şöyle dursun,çoğumuzun yapmaya hazır olduğunun bile ötesinde bir şey..

eğer sorun bir başkası ile ilgiliyse,kendinize sadece şunu sorun;kendi içimde bu insanın beni kızdırmasına neden olan ne oluyor?''insanlar hayatınıza sadece sizi öfkelendirmek için gelirler!eğer bunu bilirseniz,her türlü durumu kaldırabilirsiniz..nasıl?basit:''şu anda neler oluyorsa,bunun için üzgünüm..lütfen beni affet..''
örnek:biri size sırt ağrısı ile gelmişse,sorulması gereken soru şudur;içimde bu insanın sırt ağrısı olarak kendini gösteren ne oluyor?

bedeninle konuş..ona de ki:''seni bu halinle seviyorum,benimle olduğun için teşekkür ederim..eğer herhangi bir nedenle benim tarafımdan kötüye kullanılmış olduğunu hissettiysen,lütfen beni affet''şimdi dur ve günün geri kalanında bedenini ziyaret et..ziyaretinin şükran ve sevgi ziyareti olmasına izin ver..''beni taşıdığın için sana teşekkür ederim..nefes alıp verdiğim için,kalbim attığı için teşekkür ederim''

bedenini bir hayat arkadaşın olarak gör,bir hizmetçi olarak değil..tıpkı küçük bir çocuğa konuşurmuş gibi konuş bedeninle..onunla dost ol..kendi kendine çalışmak için en çok sevdiği şey bol sudur..onun aç olduğunu hissedebilirsin,ama aslında sana susadığını anlatmak istiyor olabilir..

JOE VİTALE
ZERO LİMİT

31 Mayıs 2014 Cumartesi

Aynaya Baktığımda


Bu sabah aynaya baktığımda, gülümseyen yansımamda,
 kendime yeniden daha çok gülümseyebildiğimi 
görüyorum. 
Gülümseyen bana, göz kırpıp;
-Çok güzelsin, bu gün dünden daha güzelsin. Gülen yüzün 
hiç solmasın diyorum. Aynadaki benle birlikte gülüyorum. 
yüreğimi daha çok sevinç kaplıyor. Beni koşulsuz seven 
beni, daha çok seviyorum ve birden bire kendimi 
kucaklamak istiyorum coşkuyla.
Sarılıyorum kendime, başımı sanki kulağıma ulaşacakmışım 

gibi eğiyorum ve usulca :
-İyiki varsın
diyorum.
Böyle dedikçe içime baharın coşkusu, şakıyan kuşlar ve 
rengarenk çiçek bahçeleri doluyormuş gibi oluyor o anda..
Aynadaki benin yanağından makas alamayacağımı anlayıp 

çapkın bir bakışla göz kırpıyor, sevgi dolu, sıcacık bir 
öpücük gönderiyorum..
-Seni seviyorum. Sen her halinle sevilmeye layıksın.
diyorum.
Küçük bir çocuğun telaşlı sevinciyle sekerek ayrılıyorum 
aynanın karşısından.
Aynadaki benin sevgi dolu cümlelerimden aldığı hazzı 
hissettikçe bana beni yansıtan herkesi o sihirli sözle 
karşılarsam yaşamımdaki mucizelerin neler olacağını 
tahmin etmeye çalışıyorum.
Ben bile şaşırıyorum bu sihirli cümlenin ve gülen güzel
 gözlerle bakmanın çoğalan yansımasının güzel etkisine.

Suya atılan taşın yarattığı daireler gibi yayılıyor kime bu 
gözle baksam, o gözlerle karşılanıyor ve hep huzur ve 
sevgiyle karşılanıp uğurlanıyorum.
Ben sevgimi yansıtıp, güzellikleri herkesle büyütüp , 
sevgiyle çoğalıyorum..

Handan Senan