20 Eylül 2013 Cuma

YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT

Yüreğin nereye gidiyorsa, yolun orasıdır.

İnsan ne kadar aklıyla varmak istediği yola doğru adım attığını düşünse de yol onu yüreğindeki gerçek sonuca götürecektir. İnsanın kendi bildiği yol en doğru yoldur. Aklını kullanarak varmak istediğin yol sana mücadele savaş ve zorluklar yaratacaktır. Çünkü Akıl dışarıdan alınır ve dışarıya göre hayat korku ve mücadele dolu uzun ve zorlu bir yol alıştır.
Gönül ise sevgi ve kolaylığın müjdecisidir. Sakin ve sessiz kaldığında ve olanı kabule geçip yüreğindeki yolun seni doğru yola götüreceğine inanarak teslim olduğunda akışa geçersin. ve yolun zorlanmadan dilediğin yönde ilerlediğinde sana bu yolu keyifle geçmek düşer. 
Hiç bir yere tutunmadan, düşeceğinden, kaybedeceğinden korkmadan yolunu sevgiyle geçmen çok kolaydır. Bu senin inanışın ile ilgilidir. Kolay olduğuna yüreğini inandır ve sevgiyle ve kolaylıkla yol almayı seç. 
F. HANDAN SENAN


F. HANDAN SENAN

11 Eylül 2013 Çarşamba

Ben güçlü, sevgi dolu ve yaratıcı bir varlığım

Kendimi bütünüyle, olduğum gibi seviyor ve takdir ediyorum.


Kendimden hoşnutum. Önemli olan bu.


Kendimi özgürce, tam anlamıyla ve kolayca ifade ediyorum.


Ben güçlü, sevgi dolu ve yaratıcı bir varlığım.

F. Handan SENAN
Fotoğraf: Kendimi bütünüyle, olduğum gibi seviyor ve takdir ediyorum.
Kendimden hoşnutum, önemli olan bu.
Kendimi özgürce, tam anlamıyla ve kolayca ifade ediyorum.
Ben güçlü, sevgi dolu ve yaratıcı bir varlığım.



Değişmeye niyet ediyorum

Değişim Dönüşüme Dair!



Değişmeye niyet ediyorum.

Değişmeyi seçiyorum

Ben değişirsem değişimi seçersem ne olur?

Kabul edilmem..

Kabul edilmezsem ne olur?

Yalnız kalırım

Yalnız kalırsam ne olur?

Kimse bana yardım etmez

Kimse bana yardım etmezse ne olur?

Çaresiz ve güçsüz olurum..

Çaresiz ve güçsüz olursam ne olur?

Hayatta hiç kimseyi başaramadığımı, başaramayacağımı düşünüp üzülürüm.

Bunları düşünüp üzülürsem ne olur?

Kendime sevgim ve saygım azalır..

Kendime saygım ve sevgim azalırsa ne olur?

Özgüvenim eksilir ve değersizleşirim.

Oysa ben değerli, yeterli ve güçlüyüm.

Tüm çarelerim içimde.

Ben bana yeterim.

Ben kendi içimde tam ve bütünüm..

F.Handan SENAN

İzin vermek ne demektir?



İzin vermek; öyle olduğunu bilmek, inanmak, kabul etmektir. 


Öyle olduğuna olan inanca sahip olduğun için kendini 



takdir etmektir. İzin vermek, bolluk, bereket biincini kabul 

edip, o bilince sahip olduğuna inancın için şükretmektir.

Sahibim, bolluk ve bereket içindeyim. Kabuldeyim. Bolluk 


bilincine sahibim. Çok şükür

F. Handan SENAN




Körlüğün Nezaket Kuralları

Fotoğraf: KÖRLÜĞÜN NEZAKET KURALLARI Alıntıdır...

Körlüğün Nezaket Kuralları
Benimle karşılaştığınızda bocalayıp ne yapacağınızı bilemez bir duruma düşmeyin. Aşağıdaki hususları anımsamanız ikimiz içinde yararlı olacaktır:
--Ben sıradan bir insanım; yalnızca görmemek gibi bir özürüm var. Sesinizi yükseltmenize
ya da bana çocukmuşum gibi davranmanıza gerek yok. Ne istediğimi yanımdaki kişiye sormayın. Örneğin, “çayına kaç şeker alır” yerine bana sorun.
--Bağımsız bir şekilde yürümek için beyaz baston ya da rehber köpek kullanabilirim; ya da kolunuza girmeyi rica edebilirim. Kararı bana bırakın ve lütfen koluma sarılmayın; izin verin ben sizin kolunuza gireyim. Yükselti ve çukurları önceden sezebilmem için sizden bir adım geride yürümem gerekir.
--Odada benimle birlikte kimin bulunduğunu bilmek isterim. Lütfen girdiğinizde konuşun. Beni başkalarıyla tanıştırın (Çocuklar dahil). Eğer çevremde kedi ya da köpek varsa bana söyleyin.
--Bir odanın ya da kabinin ya da arabanın yarım açık kapısı benim için tehlike oluşturur.
--“Görmek” gibi sözcükleri kullanmaktan kaçınmayın. Bu sözcükleri ben de kullanırım. “Sizi gördüğüme sevindim” gibi.
--Bana acınmasını istemem. Ama körlüğü yüceltircesine konuşmanızı da istemem. Koku alma, dokunma ya da işitme duyularım kör olduğum için daha iyi çalışıyor değil. Bu duyu organlarımı sizden daha çok kullanıyorum ve dolayısıyla bu duyularla sizin aldığınızdan daha fazla bilgi alabiliyorum, hepsi bu.
--Eğer sizin misafirinizsem; bana banyoyu, lavaboyu, pencereyi ve hatta ışık anahtarını gösterin. Işığın açık olup olmadığını bilmek isterim.
--Eğer merak ediyorsanız, sizinle körlük hakkında konuşabiliriz bu benim için üzücü bir konu değildir.
Benim, sizin olduğu gibi bir çok farklı alana ilgim var.
--Bir yemekte uyulması gereken kurallarla (sofra adabı) herhangi bir sorunum olmaz.
Beni sadece kör bir insan olarak düşünmeyin. Ben yalnızca görme duyusunu kullanmayan /kullanamayan bir kişiyim.
Yasa, sürücülerin taşıdığım beyaz bastonu gördükleri zaman yol hakkını bana vermelerini gerektirir. Sadece körler, beyaz baston taşıyabilir.
Bugün caddelerde yalnız başına yürüyen daha fazla görme engelliye rastlıyorsunuz. Bunun nedeni sayımızın artması değil, kendi ayaklarımızın üstünde durmayı öğrenmemizdir.


KÖRLÜĞÜN NEZAKET KURALLARI 
Alıntıdır...

Körlüğün Nezaket Kuralları
Benimle karşılaştığınızda bocalayıp ne yapacağınızı bilemez bir duruma düşmeyin. Aşağıdaki hususları anımsamanız ikimiz içinde yararlı olacaktır:
--Ben sıradan bir insanım; yalnızca görmemek gibi bir özürüm var. Sesinizi yükseltmenize
ya da bana çocukmuşum gibi davranmanıza gerek yok. Ne istediğimi yanımdaki kişiye sormayın. Örneğin, “çayına kaç şeker alır” yerine bana sorun.
--Bağımsız bir şekilde yürümek için beyaz baston ya da rehber köpek kullanabilirim; ya da kolunuza girmeyi rica edebilirim. Kararı bana bırakın ve lütfen koluma sarılmayın; izin verin ben sizin kolunuza gireyim. Yükselti ve çukurları önceden sezebilmem için sizden bir adım geride yürümem gerekir.
--Odada benimle birlikte kimin bulunduğunu bilmek isterim. Lütfen girdiğinizde konuşun. Beni başkalarıyla tanıştırın (Çocuklar dahil). Eğer çevremde kedi ya da köpek varsa bana söyleyin.
--Bir odanın ya da kabinin ya da arabanın yarım açık kapısı benim için tehlike oluşturur.
--“Görmek” gibi sözcükleri kullanmaktan kaçınmayın. Bu sözcükleri ben de kullanırım. “Sizi gördüğüme sevindim” gibi.
--Bana acınmasını istemem. Ama körlüğü yüceltircesine konuşmanızı da istemem. Koku alma, dokunma ya da işitme duyularım kör olduğum için daha iyi çalışıyor değil. Bu duyu organlarımı sizden daha çok kullanıyorum ve dolayısıyla bu duyularla sizin aldığınızdan daha fazla bilgi alabiliyorum, hepsi bu.
--Eğer sizin misafirinizsem; bana banyoyu, lavaboyu, pencereyi ve hatta ışık anahtarını gösterin. Işığın açık olup olmadığını bilmek isterim.
--Eğer merak ediyorsanız, sizinle körlük hakkında konuşabiliriz bu benim için üzücü bir konu değildir.
Benim, sizin olduğu gibi bir çok farklı alana ilgim var.
--Bir yemekte uyulması gereken kurallarla (sofra adabı) herhangi bir sorunum olmaz.
Beni sadece kör bir insan olarak düşünmeyin. Ben yalnızca görme duyusunu kullanmayan /kullanamayan bir kişiyim.
Yasa, sürücülerin taşıdığım beyaz bastonu gördükleri zaman yol hakkını bana vermelerini gerektirir. Sadece körler, beyaz baston taşıyabilir.
Bugün caddelerde yalnız başına yürüyen daha fazla görme engelliye rastlıyorsunuz. Bunun nedeni sayımızın artması değil, kendi ayaklarımızın üstünde durmayı öğrenmemizdir.

Her şeyi kolaylıkla ve sevgiyle

Güçlü olunmaz, güçlü doğulur. Güç Özümüzdür. Özümüz 

Sevgidir.. Her şeyi kolaylıkla ve sevgiyle yapıyorum... 

cümlesinin sihri inanılmaz.. ♥♥♥

F. Handan SENAN

Sen hiç

Sen hiç bardak kırık diye su içmekten vazgeçtin mi?

F. HANDAN SENAN