31 Ekim 2011 Pazartesi

Ben yaratım gücüme inanmayı seçiyorum.

İki üç yaşlarımdaki bir anım yıllarca anlatıldı. Çok anlatıldığı için mi hatırlıyorum, yoksa gerçekten mi aklımda kaldı tam bilemiyorum. Unutmadığım anım çok kısa bana göre şimdi ders almam ve hayatımdaki iş ve para ile ilgili sorularıma çözüm bulmama yardımcı bir anıdır. 
20 Ekim günü melek sohbetleri için Beki Erikli Hn ın Seminer merkezindeyken Beki Hn a çocukluğunda doğa üstü olaylar yaşayıp yaşamadığını sordu  katılımcılardan birisi.
" 2-3 yaşlarındayken, elektrik düğmesine basmadan ışığı yaktığını abisi görmüş  ve ona "Öyle bir daha yapma " diye göz dağı vermiş ve bu yeteneğini unutmasını sağlamış. Bu anısını anlattıktan sonra benim de kendi anım geldi gözlerimin önüne. Beki Hn a o gün anlatamadım. Sizlerle paylaşmayı uygun gördüm.
2-3 yaşlarındayken çok susadığım bir anda etrafımda kardeşlerim ve annem olmasına rağmen Ben  bardağa seslenerek su istemiştim.Çocukça seslenişimden kulağımda yankılanan cümle şuna benzer bir cümleydi;


"Bardak hadi gel bana su ver. Suu , susadım"
bunu iki kez tekrarlamıştım. Sonra annem yetişmiş "kızım bardak ayaklanarak gelmez ben sana su veririrm " demişti.
Kimbilir ben de içimdeki yaratım yeteneğinin o günlerde bilincinde olarak sihirli bir cümleyle yanıma çağırmanın yolunu biliyordum. Ama annemin o cümlesi ve sonradan tekrar tekrar  bardağın ayaklanarak bize gelemeyeceğinden bahsettikleri için Ben dalga geçilecek akılsız bir cümle sarfettiğimi düşünüp utanmış ve bir bardak suyun ancak birisinden istediğimde bana gelebileceğine inandırılmıştım. Kendi yaratım gücünün varlığını unutarak, ihtiyaçlarım için gerekenleri benim yaratacak güçte olamayacağımı, ancak annem, babam, aile fertleri veya diğer insanlardan isteyerek alabileceğime inanmış ve yaratım gücüme ve yeterliliğme inancımı sanırım o sahnelerde bırakmış ve kendimden başkalarının daha güçlü ve daha yaratıcı olduğuna o anlarda inanmayı seçmiştim.
Bu gün bunu hatırlayarak içimdeki olumsuz inanç ve düşüncelerden arınabilirim. 
Şimdi artık ben yaratıcı gücüne sahip olmadığıma dair olumsuz düşünce ve inançlarımı değiştirmeyi kabul ediyorum.
Ben yaratıcı gücüne sahip olmadığıma dair olumsuz düşünce ve inançlarımı değiştiriyorum.
Ben bana inanmayı seçiyorum.
Ben bana inanıyorum.
Ben beni kabul ediyorum.
Ben bana yeterim.
Ben kendim için her an istediğim her şeyi yaratabilirim.
Ben yaratım gücüme inanmayı seçiyorum.
Ben yaratım gücüme inanıyorum.
Ben yaratanım. Benim yaratım gücüm var.
Benim gücüm Özüm.
Benim özüm Sevgi.
Ben sevgiyle yaratıyorum.
Ben anda sevgiyle yaratanım..
F. Handan Senan
http://annelik.info/wp-content/uploads/2011/04/Baby-drinking-water21-300x199.jpg

Başkalarının sizin hakkınızdaki düşünceleri



Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü çok önemli mi? Sizin tınınızda oluyor mu? Neden peki? Bunu düşünerek kendinizi üzmeye kendinize acı çektirmeye hakkınız var mı? Kendiniz sevin, her şeyi artık anda bırakmayı öğrenin. Gayrisi yalan olsun. Olduğu yerde kalsın. Olumsuz duygu, hınç, üzüntü ve soru işaretlerini sırtınızda taşımaktan vaz geçin artık. Çok fazla üzerinde durmayın. Bırakın gitsin artık.. ♥♥♥
Her şey gönlünüze göre olsun ama gönlünüzü ferah tutunki gönlünüzden geçen iyi duygularla dilediklerinize daha kolay ulaşabilesiniz.. Ve öyle oluyor zaten.. ♥♥♥

Yoksa sırt ve bel ağrısından kurtulamaz ve bu acıyı yıllarca hissedersiniz. Yolunuzu açmak,yüreğinizi ve yüklerinizden kendinizi hafifletmek mi- Acı ve ağrılarla dolu bir hayatı devam ettirmek mi? Karar sizin.. ♥♥
F.Handan SENAN

30 Ekim 2011 Pazar

insanlıktan ümidini kesmemiş

Yeryüzünde hala bir çocuk doğuyorsa, ALLAH insanlıktan ümidini kesmemiş demektir..
Sabırla kendimizi hatırlamamızı bekliyor.. :) ♥♥♥

insanlıktan ümidini kesmemiş

Yeryüzünde hala bir çocuk doğuyorsa, ALLAH insanlıktan ümidini kesmemiş demektir..
Sabırla kendimizi hatırlamamızı bekliyor.. :) ♥♥♥

Serçe yuvası


Bir Alman zooloğu, nelerden oluştuğunu anlamak için bir serçe yuvasını dağıtmıştı.
Yapı malzemelerini sayınca şu sonuca ulaştı;
Yuvanın yapısında 630 uzun at kılı,
1715 daha kısa kıl,
195 kök parçacığı,
bir tül parçası,
3 yonca yaprağı,
çeşitli büyüklüklerde 20 başka yaprak,
45 iplik
ve 35 gr koyun yünü vardı.
Bütün bu malzemeler, hem sağlam, hem de yumuşak olan küçücük bir kuş yuvasında
bir araya gelmişti.

Bir kilo bal; 30 bin arı, 6 milyon çiçek, 20 bin km uçuş demektir.


GÖRDÜĞÜMÜZ, GÖREMEDİĞİMİZ HERŞEY, BÜYÜK ZENGİNLİKLERE SAHİP..
VE ONURLANDIRILMAYI HAKEDİYOR
YAŞAMDAKİ HERKES VE HERŞEY...

Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış.

Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış.

Evim der ki, "Beni bırakma, çünkü burada senin geçmişin yaşıyor.
" Yolum der ki, "Gel ve beni izle, çünkü ben senin geleceğinim."
Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,
"Benim ne geçmişim, ne de geleceğim var.
Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış.