Kendimi hayatın güzelliklerine açıyorum. Hayatın Tüm güzelliklerini sevgiyle Kabul ediyorum. Ben tüm hediyeleri, tüm güzellikleri ve daha fazlasını hakediyorum. Çok Şükür!
ŞİMDİ BEN

Şimdi toprakta filizlenmiş tohum gibiyim. Günüme gebe gecemin karanlığı bitiyor. Şimdi Ben doğuma hazırım. Şimdi Ben baharımdayım ve dallarımı göğe uzatabilirim.
Şimdi Ben ektiğim dileklerimi yeni günün tazeliğinde gerçekleştirebilir ve kendimi iyi ve güzele hazırlayabilirim. Yeni doğumlara , yeni gebeliklere hazırım.
Doğum sancılarım şimdime mutluluğu getiriyor.
Ben keyifliyim. Benim kendime güvenim tam.
Ben sadece şimdideyim.
F. HANDAN SENAN
"Bir başkasının benim yerime tercih edilmesini istemiyorum" diye düşünürken ve "bunu neden yarattım?" diye sorgularken karşıma çıkan reklam sloganı çok iyi geldi.
"Sen bizim birinci tercihimizsin"
Herkesten önce benim kendimi tercih eden olmam gerekiyordu. Başkaları taradından seçilmeyi, tercih edilmeyi, sevilmeyi, onaylanmayı beklemek yerine kendimizi sevmeyi, beğenmeyi, takdir etmeyi, tercih edip seçmeyi öğrendiğimizde ve en önemlisi kendimizi olduğu gibi olduğumuz her halimizle kabul edebildiğimizde tercih edilen, sevilen,onaylanan oluruz.
Bu kabule geçtiğimizde zaten diğerinin hükmü kalmaz ve tercih edilmeme, sevilmeme korkusundan sıyrılırız.
Sürekli yarış ve seçme seçilme derdindedir İnsanoğlu. Şu acımasız dünyada herkes birileri tarafından beğenilme, tercih edilme isteğiyle yanıp tutuşur. Bunun için alışveriş çılgınlıkları başlar. Bu nedenle çocuklar öğrencilik hayatlarında birer yarış atı gibidirler. En iyi okullarda okuyan, en başarılı olan adından en çok söz edilen olmak için yarışır herkes.
Bu nedenle insanlıktan çıkılır, sevilen olmak adına sevgiden insanlıktan uzaklaşılır.
Oysa her şey insanın kendini sevmeyi öğrenmesiyle başlar. Değişim insanın kendinde başlar. Kendisi olmayı bildiğinde, özüne indiğinde tanıştığı kendisini gerçekten değerli görmeye başlayınca eski yanlış inançları, korkuları ve zannetmelerini bırakabilir. Hayat o zaman daha kolay ve keyifli geçmeye başlar.
Çünkü hiç bir şekilde yarışmasına, korkmasına, acı çekmesine gerek kalmaz o zaman.
İnsan bir de olduğugibi olduğu her halini kabul ettiğinde değişimini başlatabilir. Bir diğer haline geçebilmesi için diğerini sevgiyle kabul etmeli ve sonra olmak istediği yeni halini sevgiyle karşılayarak kendine çekebilmelidir.
Hayat aslında çok kolay ve keyiflidir.
Hayatınızın yıldızı, starı, simyacısı olmayı bilin yeter.
F. HANDAN SENAN
Sevginin Bedeli Var mıdır?

"Seni Ben kendimden çok sevdim Seni Ben.
Herkesten önce sevdim seni Ben!"
Bir sevgiliye söylenmiş tüm bu cümleler. Bir şarkı sözü sanıyorum. Dilime dolandı bu gün. Okunduğunda Sevgilinin kendisini iyi hişssetmesi gereken cümleler. Aslı öylemi bilemedim. Neden derseniz bana göre içinde bir tehdit barındırıyor. Ben kendimi bu kadar çok sevmezken seni çok sevdim bak ona göre. Ben kendimi sevmezken seni seviyorum ona göre ha!
Böyle değil midir Türk erkeklerinin sevgisi. Sevdim mi Tam severim der!
Oysa tüm bu sevgi yüklü gözüken cümlelerin içinde sahiplenme ve sevgiliye zarar verme duygusu yatar. Sevgi bir çok erkeğe hatta kadına göre sahiplenme ve satın alma durumu haline gelmiştir. tıpkı para verdim istediğim gibi kullanırım diyerek hor kullandığı ev eşyası gibidir parayla satın alınan eş, sevgili.
Kadın kendisini en lüks lokantaya götüren, kendisine en pahalı hediyeler alan, düğününü saraylarda yapan,en iyi modacıların diktiği gelinlikler hediye eden, en geniş dairelerde yaşam sürdürecek varlığa ve servete sahip olan erkekleri sevmelidir. Tüm bunları ve daha fazlasını yapıyorsa o kişi kendisini seviyor demektir. Eğer yapmıyor, yapamıyorsa eyvah yandı. O halde Genç kadın sevilmiyor, istenmiyor, değer görülmüyor demektir. Sırf bu nedenle evliliğe karar vermiş gençler evlenmekten vazgeçer, arkadaşlıklar sona erer. Evliliğe adım atılacakken eşyanın, evin en iyisi alınmadı yapılmadı diye vazgeçilir. Vazgeçilmese bile eski ağız tadı kalmaz olur.
Sevgi bu mudur? Bu anlatılanların içinde sevgi nerede? diye bir soran çıkmaz. Böyle sürüp gider bu çekişmeler.
Kimse bilmez,düşünmez; kişi kendi değerini bilemezken, başkalarından kolay kolay değer göremez. Kişinin değeri, para, altın, değerli taşlar, evler ocaklar değildir. Sevgi SATILIK Değildir.
Sevgi KARŞILIKLI Değildir. Eşinin, sevgilisinin sevgisini aldığı pahalı hediyelerle anlamaktan öyle zannetmekten vazgeçmelidir. O üzüldüğünde üzülüyorsa, yanında olmadığında merak ediyorsa, herkesin eşit olduğuna inanıyorsa, sahiplenmek yerine yanında olmayı seçiyorsa, Önünde yürümek yerine yanyana yürümeyi seçiyorsa gerçekten sevdiğine inanabilir.
Sevgi karşılıklıdır ama karşılığı maddiyat değildir. İnsan kendisini sevdiği kadar sevilir. İnsan sevdiği kadar sevilir.
Kendini sevmek mi? O ne demek ben egoist miyim? Narsit miyim?
Ben benim!
Ben Sevgiyim
Ben Özüm.
Ben Herkesle Eşitim
Ben Kendimi Çok Seviyorum.
Ben Herkesi Çok Seviyorum
Ben Herkes Tarafından Çok Seviliyorum.
Beni Herkes Çok Seviyor.
Ben Değerliyim.
Ben herkes kadar değerliyim.
Ben kendi değerimi kabul ediyorum.
Ben herkesin değerli olduğunu kabul ediyorum.
Ben kendi değerimi onaylıyorum.
Ben herkesin değerli olduğuna olan inancımı onaylıyorum.
Bu cümleler ve daha fazlasına ilk karşılaştığım zamanlarda inanmakta zorlandım. Benim eski inançlarımda herkes eşit olamazdı. Herkes aynı olamazdı. Herkes BİR değildi.
Herkes aynı değil. Herkes aynı olmamalı zaten. Eğer herkes aynı özelliklere sahip olursa Dünya Ya Siyah, Ya Beyaz veya Gri olurdu.
Renkler, kültürler, diller, güzellik çirkinlik gibi farklı olmalıydıki değerleri anlaşılabilmeli, farktaki güzellikler bulunabilmeliydi.
Kişilerin BİR den geldiği ve BİR i oluşturan değerler olduğuna inanmaya başladığında ve kendi değerinin farkına vardığında yukarıda şiir gibi dizilen o cümlelere inanmak daha kolaylaşır.
Bu sözlere inanmak için iyi, değerli, güzel olanı hakettiğimizi bunu ve daha fazlasını hakedecek değerde olduğumuzu, bizleri yaratan Allahın birimizi diğerinden asla ayırmadığını bilmemiz ve inanmamız gerekir.
Tüm dünyevi ihtiyaçlardan arınmak ve özümüzdeki sevgi olmayı başarmakla ve yüreğimizde konaklayan, sakince kendisini farketmemizi bekleyen Ruhumuzdaki sevgiyle tanıştıktan ve o sevgiyle önce yüreğimizi tamamen, ardından kendimizi, çevremizi doldurmak donatmakla mümkün bunların hepsi.
Sevginin maddi karşılığı olmadığını bilmek, bizi beklentide olmaktan kurtarır. Çocuklukta, seni severim ama dersini çok çalışırsan, hediye alırım ama karnende hepsi pekiyi olursa... vb bir dolu vaatle büyüyen çocuklar birey olduklarında sevgiyi satın alınan bir obje gibi algılamaya devam ederler ve satın almak ve satın alınmak için çabalardururlar.
Bu tarz çabaların hepsi boşa kürek çekmekten başka bir şey değildir. Çünkü ne kadar alırsan karşındaki daha çoğunu bekler. Çünkü bu dünyada herkes maddi karşılık olmayan sevgiyle tanışmamışlar veya tanışsalarda işlerine gelmemiştir.
Her şeyin bir bedeli vardır evet ama yapılan her hareket ve her düşünce karşılıksız kalmaz. Ama tüm bu karşılıklar benzeri hareket ve sözlerle karşılık bulur.
Tüm dünyanızın SEVGİyle dolu olması ve KARŞILIKSIZ SEVGİYLE Tanışabilmeyi amaç edinmek ve bundan korkmamak gerekir. Çünkü Sevginin bedeli yoktur. Sevginin bedeli severek ödenir.
Seven İnsan sevilir. Karşılıksız Sevgiyi öğrenmenin yolu kendini tanımaktan geçer.
kendinle Tanışmaktan korkma. Kendisiyle tanışan, kendişiyle barışır. Kendisiyle Barışan Dünyayla Barışır.
Barış ve Sevgi Dolu bir Dünya da Yaşamak hepimizin Hakkıdır.
Dünyaya Barış Getirmek Bizim Elimizde ve Hatta yüreğimize ektiğimiz Sevgide..
Sevgi Hepimizin yanında olsun..
F. HANDAN SENAN